Türkiye’nin tek, Avrupa'nın 8’inci büyük rafineri şirketi
2005 yılında özelleştirilerek Koç bünyesine katılan Tüpraş, Türkiye'nin rafinaj sektöründeki tek üreticisi, sahip olduğu dört rafineride yıllık 28,1 milyon tonluk ham petrol işleme kapasitesiyle yarattığı katma değer ve cirosuyla ülkemizin en büyük sanayi şirketidir.
Tüpraş, hem pazar payı ve kurumsal güvenilirliği hem de üretim kompleksleri ve ortaklıklarıyla entegre bir petrol şirketi olarak hizmet vermektedir.
36 çeşit petrol ürününün Türkiye genelinde tedarikini sağlayan Tüpraş, 7,25’lik rafineri kompleksitesi ile Akdeniz'in yüksek kompleksitesine sahip olan rafinerileri arasındadır. 2009 yılında ihracat satış miktarı geçen yıla göre %145 artmasına rağmen toplam satışlarda %1,3’lük artış sağlanmıştır. Ocak-Mart döneminde yurt içi satış miktarında karlılıkta önemli yer tutan beyaz ürünlerin yurt içi satışlardaki payı, geçen yılın ilk çeyreğine göre %9,2 artmıştır.
2010 yılı ilk üç aylık satışların %50,3’ü akaryakıt dağıtım kuruluşlarına, %23,3 ‘ü ihracat, %2,7’si askeri, %4,0’ü LPG, % 16,2’si direk, %3,7’si ise asfalt müşterilerine gerçekleştirilmiştir.
Dağıtım ve Deniz Taşımacılığı
Tüpraş, Türkiye’nin 3. büyük dağıtım ağına sahip akaryakıt dağıtım şirketi Opet’in %40’ına sahiptir.
Hisselerinin %79,98’ine sahip olduğu Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği A.Ş. (DİTAŞ) ham petrol ikmalinin yanı sıra ürün taşımacılığı ile ülke ihtiyacının karşılanması için taşıma hizmeti vermektedir. DİTAŞ, deniz taşımacılığının %95'lik bölümünü oluşturan ham petrol ve ürün taşımacılığını Tüpraş'ın ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Şirket ham petrol taşımacılığını sahip olduğu tankerlerin yanı sıra, zaman ve sefer esaslı olarak kiraladığı tankerler aracılığıyla gerçekleştirmektedir.
Türkiye Depolama Kapasitesinin Yaklaşık %60'ı
Tüpraş 2,1 milyon m3 ham petrol olmak üzere, ürün ve yarı mamul dahil toplam 5,4 milyon m3 tank kapasitesine sahip olup, bu kapasite 9,4 milyon m3 olan ülke kapasitesinin yaklaşık %60’ına karşılık gelmektedir.
Sektördeki Gelişmeler ve Tüpraş Faaliyetleri
2010 yılının birinci çeyrekte özellikle Şubat ayında kış koşullarının ağırlaşması, gelişmiş ülke ürün taleplerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi ve yüksek fiziki ve yüzer motorin yakıt stoklarının eritilememesi sektörde ilk 2 aydaki olumsuzlukların başlıca sebepleri olurken, Mart ayı ile başlayan ağır-hafif hampetrol fiyat makasındaki açılma ve yüzer stoklardaki azalmayla birlikte sektörün karlılığı küresel ekonomik gelişmelerin getireceği dalgalanmalara açık olmakla, Gelişmekte Olan Piyasalardan gelen kalıcı dinamiklerle beslenmeye başlamıştır. Sektör uzun süren kriz etkileri sonrasında küresel ekonomideki olumlu gelişmelerin, Mart ayı içerisinde etkili olan bakım faaliyetlerinin de olumlu etkisiyle önce benzin ve ardından motorin marjlarındaki yükselişle Akdeniz brüt rafineri marjını ilk üç aylık ortalamada 3,50 $/varil seviyesine taşımıştır. Akdeniz rafineri marjlarının çok zayıf seyrettiği Ocak-Şubat aylarında Tüpraş kara rafinerilerini durdurarak veya üretim azaltarak kapasite kullanım oranlarını düşürüp diğer rafinerilerden ürün transferi ile tüm talepleri karşılamış ve üretimde optimizasyonu başarı ile sağlamıştır. Mart ayında Akdeniz marjının yükselmesine paralel olarak, rafinerilerde gereken üretim artışı sağlanmış ve bu üretim stratejileri sayesinde düşük marj ortamında 202 milyon TL FAVÖK elde edilmiştir.
Türkiye’nin ürün talep yapısı incelendiğinde Motorin, Jet ve LPG açığının olduğu buna karşılık benzin ve fuel oil’de üretim fazlasının olduğu görülmektedir. Tüpraş rafinerilerinde yüksek kapasite kullanımları ile üretim yapıldığında motorin talep açığının bir kısmı karşılanabilirken, üretilecek benzin ve fuel oil’in yarısından fazlasının ihraç edilmesi gerekmektedir. Tüpraş açısından 2010 yılı ilk çeyrek dönemde uluslararası ürün fiyatlarındaki zayıflık nedeniyle ihracatın karlılığını yitirmesi, dönüşüm ünitelerinde kapasite kullanım maksimizasyonunu gerekli kılmıştır. 2010 yılının ilk üç ayında da yarı mamül ithal edilip şarja verilerek dönüşüm ünitelerinin etkin kullanımı sağlanmıştır. Böylece Tüpraş 2010 yılı ilk üç aylık dönemde %54,4 ham petrol, şarja verilen yarı mamuller dahil edildiğinde ise %62,2 kapasite kullanımı gerçekleştirmiştir. Dönüşüm ünitelerinin etkin kullanımı sonucu, toplam üretim içinde beyaz ürün payı, geçtiğimiz yıla göre %69,32’den %71,14’e yükseltilmiş ve karlılığın korunmasına önemli bir etken olmuştur. Böylece Tüpraş’ın rafineri marjı, ilk çeyrek dönemde 3,50 Dolar/varil olarak gerçekleşen Akdeniz rafineri marjının 5,67 Dolar /varil üzerinde 9,17 Dolar/varil olarak gerçekleşmiştir.
Rafinaj için bakım dönemi olarak nitelendirilen yılın ilk çeyreklik kısmında Tüpraş yıl için gerekli önemli bakımlarını tamamlarken Pazar payı ve üretim maksimizasyonu yerine bu konjonktürde karlılığı artıracak riskleri minimize eden üretim optimizasyonu ve minimum stok stratejisi ile hareket edilmiştir.
Avrupa’daki krizin, AB ülkelerinin Euro bölgesinde zorda kalanlar için açıkladığı kurtarma paketine rağmen eklenmesi muhtemel yeni ülkelerle derinleşmesi ve diğer bölgelerdeki ekonomileri de etkilemesi ihtimali petrol ve emtia üzerindeki baskıyı artırmıştır. Çin’in zorunlu karşılık oranlarını artırıp kredi musluklarını kısmasının yanı sıra ay ortasında gelen enflasyon ve tüketim verilerinin talep ve büyümeyi yavaşlatacağı beklentileri sektörde yılın ikinci yarısındaki talebi yavaşlatacağı endişelerini canlandırmıştır.
Sektörde Tüpraş
Tüpraş rafinerilerinin tüketim bölgelerinin merkezinde konumlandırılmış olması, Türkiye’nin pek çok üründe net ithalatçı olması, rafineri tasarımlarının ağır ve yüksek kükürtlü ham petrol işleyebilecek özellikte olması ve buna bağlı olarak riski farklı ham petrolleri işleyebilme esnekliği, ham petrol tedarik merkezlerine yakınlık dolayısıyla ortaya çıkan navlun avantajı, kuvvetli finansal yapısı, AB normlarında üretim, yüksek kompleksiteye sahip olması Tüpraş’ı sektördeki bir çok rafinaj şirketinden ayıran özelliklerdir. Tüpraş’ın bu rekabetçi avantajlarına tecrübeli insan kaynağı da eklenebilir.
Düzenli ve istikrarlı yatırım stratejileriyle yenilenen modern üretim teknolojisine sahip olmak, sürdürülebilir karlılığın sağlanmasında temel etkendir.
EPDK’nın yayımladığı sektöre ilişkin 2009 verilerine göre Tüpraş, Türkiye petrol ürünleri tüketiminde benzinde %90, jet yakıtında %100, ihrakiye hariç fuel oil'lerde %96,4, asfaltta %100, düşük kükürtlü 10 ppm motorinde %70, toplam motorinde %54 pazar payına sahiptir.
2,2 Milyar dolarlık Ana Yatırımların Tamamlanmasıyla AB Normlarında Üretim
Tüpraş’ın kâr potansiyeli ile birlikte rekabet gücünü artırmak, rafinerilerini modernize ederek ürün verimliliğini artırma ve Avrupa Birliği çevre standartlarına uygun ürünler üretmek için devreye alınan projelere, 2010 yılı ilk üç aylık dönemde toplamda 37,2 milyon dolar (56,0 milyon TL) Yatırım Harcaması gerçekleştirilmiştir. İzmit Rafinerisi’nde Benzin İyileştirme Projesinin tamamlanmasıyla motorinin yanı sıra benzin üretimi de, hem kükürt hem de aromatik değerler açısından Euro 5 normlarına uyumlu hale gelmiştir.
Piyasada büyük olmanın tek başına yeterli olmadığının, güçlülüğün ancak büyüklükle değişen piyasa koşullarına hızlı adapte olma yeteneğinin birleştirilmesiyle sağlanabileceğinin bilincinde olan Tüpraş, öncelikli hedef olarak, maliyet yapısında sürekli iyileştirme sağlanarak ürün kalitesinin geliştirilmesi ve böylelikle rekabet gücünün artırılması hedeflemektedir.
İşletme mükemmelliği ve verimlilik artırıcı çalışmalar kapsamında, İzmit, İzmir ve Kırıkkale rafinerilerinde 80 proje tamamlanmış olup, son üç yılda 244 milyon dolar ilave FAVÖK ile Tüpraş’ın kârlılığı ve operasyonel gücü daha da artırılmıştır.
Enerji verimliliği kapsamında Tüpraş personeli tarafından gerçekleştirilen projelerle, 2008 yılında 35, 2009 yılında ise 51 adet enerji verimliliği projesi tamamlanmış ve 73,4 milyon ABD doları artı değer yaratılmıştır.
Rafinaj faaliyetlerini sürdürürken çevreye olan duyarlılığını en üst düzeyde tutan Tüpraş, rafinerilerinde halen devam etmekte olan enerji projeleri sayesinde, toplam 121 bin ton CO2 emisyon azaltımı sağlamış ve gelecek yıllarda uygulanması planlanan projeler sonucunda 81,78 Gcal/h enerji tasarrufu karşılığı 8,5 ton/h fuel oil tasarruf sağlayabilecektir. Bunun emisyon karşılığı ise yıllık 150 bin ton CO2 veya Tüpraş’ın 2009 yılı toplam CO2 salınımının %2,5’udur.
Tüpraş, kış sezonunda ülkemizin bazı bölgelerinde araç yakıtlarında yaşanan sorunları önlemek üzere müşteri talepleri doğrultusunda ürettiği -25 dereceye kadar akışkanlık özelliği olan 10 ppm motorini Kasım’da piyasaya sunmuştur.
2 Milyar Dolarlık Fuel-Oil Dönüşüm Projesinde Önemli Adım
Tüpraş, ülkemizde ihtiyacı karşılanamayan motorin ve benzeri beyaz ürünlerin ithalatını azaltmak ve fuel oil’i işleyerek Euro V standardında motorin ve benzin gibi beyaz ürünlere dönüştürerek ilave katma değer yaratmak amacıyla İzmit Rafinerisi’nde planladığı “Fuel Oil Dönüşüm” yatırımına temel mühendislik çalışmaları devam eden projede, öngörülen kapasite artışları sonucunda yaklaşık 2,5 milyon ton motorin/jet yakıtı, 772 bin ton benzin ve 203 bin ton LPG olmak üzere toplam 3,5 milyon ton beyaz ürün elde edilirken, 807 bin ton petrol koku üretilecek olan yatırımda lisansör seçimi tamamlamış ve süreç içerisinde önemli bir aşama olan ÇED olumlu raporu alınmıştır. 17 Aralık 2009 tarihinde ise projenin gerçekleştirilmesi için İspanyol Tecnicas Reunidas firması ile anlaşma imzalanmıştır.
2014 yılı başında tamamlanması planlanan proje için yaklaşık 1,8-milyar $ tutarında bir yatırım söz konusu olacaktır. Bu yatırım sonucunda Tüpraş’ın ürettiği siyah ürün miktarı %50 oranında azalacak, beyaz ürün verimi %83'e yükselecek ve Tüpraş İzmit Rafinerisi'nin Nelson Kompleksitesi 7,8'den 14,5 seviyesine yükselmiş olacaktır. Proje, İzmit Rafinerisi'nde optimizasyonu sağlarken diğer rafinerilerden İzmit'e hammadde sağlanması yoluyla kapasite kullanımlarını artıracak ve tüm rafinerilerde ürün esnekliği ve maksimizasyonu imkânı oluşacaktır. Projenin bugünkü şartlarda yıllık yaklaşık 1 milyar Dolar ilave satış geliri ve yaklaşık 420 milyon Dolar ilave FAVÖK sağlayacağı öngörülmektedir.
Emniyetli Çalışma Ortamı
Sağlık, Emniyet, Çevre (SEÇ) konusunda çalışmaların etkin biçimde uygulanması ve izlenmesi için uzun vadeli bir plan hazırlanmıştır. Şirketlerin hayatiyetlerini sürdürebilmelerinin ön koşullarından olan teknik emniyet ve çevre konusunda rafinaj alanında en önemli teknik emniyet performans göstergelerinden biri olan kaza sıklık oranı hesaplanmasına 2009 yılı için müteahhit firma çalışanlarının yaptığı kazalar da dahil edilerek hedef 3,5 olarak belirlenmiş, yıl sonunda elde edilen 2,5 kaza sıklık ve 63 kaza şiddet oranı ile 2012 yılında ulaşılması hedeflenen değerlere ulaşılmıştır.
Fitch Ratings Tüpraş’ın derecelendirme notunu yatırım yapılabilir not seviyesine yükseltti
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin yabancı para cinsinden uzun vadeli ülke kredi derecelendirme notunu artırmasının ardından, Tüpraş’ın yabancı para cinsinden uzun vadeli “BB” olan notunu ülke tavanı ve yatırım yapılabilir seviye olan “BBB-“ye yükseltmiştir. Tüpraş’ın yerel para cinsinden uzun vadeli notu “BBB-“ ve her iki para cinsinden görünümü de "durağan" olarak teyit edilmiştir.
Tüpraş’ın, güçlü operasyonel ve finansal yapısı etkin depolama kapasitesi ve güçlü dağıtım alt yapısıyla birlikte Türkiye piyasasında lider konumda olması, nakit yapısının rafinaj sektöründeki ortalamaların üstünde olması ve sahip olduğu ürün çeşitliliği ile rakiplerine göre daha iyi bir derecelendirme notunun uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Kurumsal Yönetim Endeksi
2007'de dahil olduğu İMKB Kurumsal Yönetim Endeksi'ni oluşturan öncü şirketler arasında bulunan Tüpraş, İMKB şirketlerinin kurumsal yönetim ilkelerine uyumu kapsamında 8,20 olan derecelendirme notunu 2009 yılında 8,34'e çıkarmıştır.
Etik Hesap Verebilirlik “AccountAbility” Ödülü
Tüpraş, bağımsız kurumsal sosyal sorumluluk ve hesap verebilirlik örgütü AccountAbility ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Enstitüsü ortaklığıyla gerçekleştirilen “AccountAbility Etik Hesap Verebilirlik 2008 Türkiye Değerlendirmesi”nde ülkemizdeki en yüksek cirolu 50 şirket arasında ikincilik ödülüne layık görülmüştür.
Ar-Ge Odaklı Çalışmalar
Teknoloji yoğun bir sektör olan rafinajda teknolojik gelişmelerin odağında olma prensibinden hareket ederek, Ar-Ge çalışmaları ve projeleri oluşturulması amacıyla 2009 yılında Ar-Ge Merkezi kurulmuştur. Ar-Ge çalışmalarında üniversiteler, araştırma kurumları ve diğer sanayi firmalarıyla ileriye dönük teknolojilerin araştırılacağı ortak projeler üretmek, yönetmek ve bunun örneklerini tüm ülkeye yayacak katkıyı sağlamak hedeflenmektedir.
Ar-Ge çalışmalarınında hem sektöre hem de Türkiye ekonomisine katma değer yaratmak için Koç Üniversitesi ile çalışmak amacıyla bir protokol imzalanmıştır. TÜBİTAK MAM, Koç Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve Dokuz Eylül Üniversitesi ile ilk ortak proje çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca, Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte Yüksek Lisans Programı başlatılmıştır.
Ar-Ge nitelikli proje üretilmesi konusunda da bugüne kadar toplam 7,9 milyon TL bütçeli 4 projenin Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığına (TEYDEB) başvurusu gerçekleştirilmiştir. Bu projelerden 2,3 milyon TL’lık “İzmit Rafinerisi Hidrokraker Ünitesinde Gerçek Zamanlı Optimizasyon ve Kontrol Sistemi Tasarımı ve Uygulaması Projesi” ve 3,5 mn TL’lık “İzmir, Eşanjörlerin Kirlilik Takibi, Modellenmesi, Simülasyonu ve Optimal Bakım Planlaması ile Enerji Kayıplarının Azaltılması” TEYDEB onaylarını almıştır. Ayrıca Ar-Ge Odaklı çalışmalar olarak baca gazı arıtımı, rafineri operasyonlarının matematiksel simülasyon modellenmesi projeleri onay aşamasındadır. 2010 Ağustos ayı itibariyle Tüpraş İzmit ArGe Merkezi adı altında faaliyetlerini sürdürmektedir.
Web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.