Vehbi Koç (1901-1996), 1917 yılında 16 yaşındayken, babasını bir bakkal dükkanı açmaya ikna ederek Ankara'da ticaret hayatına başlamıştır.

Bugünkü Koç Topluluğu'na doğru ilk adım sayılabilecek bu küçük işyeri, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşı yıllarında fazla bir varlık gösterememiş, ancak Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra yavaş yavaş büyümeye başlamıştır.

Ankara'nın 1923 yılında başkent oluşu bu ufak kentte hızlı bir bayındırlık faaliyeti doğurmuş, Vehbi Koç da işlerini inşaat malzemesi ve hırdavat alanlarını kapsayacak şekilde genişletmiştir.

Vehbi Koç'un iş hayatının başlangıcı olan bu dükkan babasının adına kurulmuştur, ancak Vehbi Koç 31 Mayıs 1926'da Koçzade Ahmet Vehbi adıyla Ankara Ticaret Odası'na kaydolarak kendi üzerine geçirmiş ve işinin gerçek sahibi olmuştur. İşte bu tarih, aynı zamanda Koç Topluluğu'nun doğuşunu simgelemekte ve Topluluğun resmi kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir.

Bu yıllara bakıldığında tablo şudur: Milli Mücadele yeni bitmiştir. Türkiye harplerden yorgun düşmüş, tüm insan ve maddi kaynaklarını uzun süren savaşlarda tüketmiştir. Ülke fakir, ekonomisi güçsüz bir durumdadır.

Daha sonraki aşama, Vehbi Koç'un Ankara'dan İstanbul'a gelişi olmuştur. Vehbi Koç İstanbul piyasasını gördükten sonra geniş bir ekonomik ortam olan bu şehirde de ticarethaneler açmış, bazı müteahhitlik işleri üstlenmiştir. Bu arada çeşitli bayilik ve mümessilliklerle faaliyet alanını genişletmiştir.