Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
Skip Navigation Linksrahmi-koc-muzesi

Rahmi M. Koç Müzeleri

rmk.jpg

Rahmi M. Koç Müzesi
İstanbul
Eski İstanbul'un merkezinde ve Haliç Kıyısı'nda, yaklaşık 27.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Rahmi M. Koç Müzesi, ülkemizin ilk ve tek sanayi müzesi olmasının yanı sıra, hem eğlendirici hem de eğitici özellikleriyle yaşayan bir sosyal mekan niteliği taşımaktadır.

Rahmi M. Koç Müzesi, iki farklı bölümden oluşmaktadır: Lengerhane Binası ve Hasköy Tersanesi. III. Ahmet Dönemi'nde tersane tesisleri için kurulan Lengerhane Binası, 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından satın alınarak, 1994 senesinde ziyarete açılmıştır. 1996 yılında da Hasköy Tersanesi Vakıf tarafından satın alınmış, aslına uygun bir şekilde yenilenerek 2001 senesinde müzeye dahil edilmiştir.

Rahmi M. Koç Müzesi, sanayi, iletişim ve ulaşım tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk büyük kuruluştur. Ziyaretçileri adeta bir zaman yolculuğuna çıkaran müze, karayolu ulaşımı, raylı ulaşım, havacılık, denizcilik, makineler, iletişim, bilimsel aletler, model ve oyuncak, yaşayan geçmiş ve eğitim bölümlerinden oluşmaktadır.

Eserlerin çoğu Rahmi M. Koç'un özel koleksiyonundan oluşmakta, çeşitli kurum, kuruluş ve kişiler tarafından yapılan bağışlar ve süreli olarak verilen eserler de müzeye farklı bir boyut katmaktadır. Gramofon iğnesinden çevirmeli telefona, klasik otomobillerden uçak modellerine kadar müzede bulunan binlerce farklı obje ziyaretçiler tarafından ilgi ile izlenmektedir. Müzeyi dolaşırken küçük ama keyifli bir dinlenme molası vermek isteyenler için Tersane bölümünde yeralan Demlik Kafe, Fenerbahçe Vapuru, ve Coca Cola Büfesi gibi çeşitli mekan alternatifleri bulunmaktadır. Lengerhane bölümünde yer alan 1930'ların Paris'ini yaşatan Suzy’s Cafe Du Levant, deniz kenarında konumlanmış Akdeniz Mutfağı'ndan seçme lezzetler sunan Halat Restaurant konuklarına unutamayacakları anlar yaşatmaktadır.

1996 yılında Avrupa Müzeleri Konseyi Özel Ödülü, müzecilik konusundaki öncülük ve girişimciliğinden dolayı Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Rahmi M. Koç'a verilmiştir. Ödül, ilk defa bir Türk müzesine layık görülmesi açısından ayrı bir anlam taşımaktadır. Bunun yanı sıra Rahmi M. Koç Müzesi, Kültür Bakanlığı'nın 2001 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü de kazanmıştır.

Rahmi M. Koç Müzesi
Ankara
T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden kiralanmış olan Çengelhan’ın restorasyon çalışmalarına, 2003 yılında başlanmıştır. 2005 yılına kadar süren restorasyon çalışmasında han, aslına sadık kalınarak sağlamlaştırılmış, avlunun üzeri cam ile kapatılarak koruma altına alınmıştır. Çengelhan, Nisan 2005'te Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'na bağlı bir müze olarak ziyarete açılmıştır.

Ankara Rahmi M. Koç Müzesi 2016 yılı Mayıs ayında Safranhan’ın ilave olması ile iki katı büyüklüğe ulaşmış durumdadır. 1511 yılında Hacı İbrahim bin Hacı Mehmed tarafından inşa edilen, zaman içinde önce kervansaray, ardından cezaevi olarak kullanılan tarihi Safranhan, Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından 4 yıl süren titiz bir çalışmayla restore edilerek müzeye dönüştürmüştür. Safranhan’da toplam 42 oda ve sergileme alanı bulunuyor.

Sevim ve Necdet H. Kent Kitaplığı
Ayvalık
Yıllar yılı harap bir şekilde kalan değirmen ve Agios Yannis Kilisesi; Rahmi M. Koç'un kültür varlığı olan bu eski eserlerin kurtarılmasına yönelik girişimleri, maddi manevi katkıları ile restore edilmiştir.

Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde hizmet veren bu kitaplığa; ilerleyen yaşı nedeni ile göz sağlığı bozulan, "Göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum." diyen Emekli Büyükelçi Necdet H. Kent'in ve eşinin ismi verilmiştir. Necdet H. Kent'in oğlu Muhtar Kent, merhum babasından kalma bin üç yüzü aşkın kitabı bu kitaplığa bağışlamıştır.

Rahmi M. Koç Müzesi
Ayvalık
Kilise, Alibey (Cunda) Adası Rum Ortodoks (Moschonese) cemaati tarafından, 1873 yılında, eski temelleri üzerine Anakent (Metropol) Kilisesi olarak inşa edilmiştir. Bu yıllarda, Ada'nın çoğunluğu Rum olan nüfusu 8.000-10.000 civarındaydı. Kilise, 'Taksiyarhis'e, yani Koruyucu Baş Melekler Cebrail ve Mikhail'e atfedilmiştir. Halen Ada'nın en önemli anıt yapısını teşkil etmektedir.

1927-1928 yıllarında, kilise binası, minaresiz bir camiye çevrilmiştir. 1944 depreminde hasar gören bina terk edilmiştir. Zaman aşımına ve insan tahribatına uğrayan anıtsal bina, bakımsız kalmış ve yıpranmıştır.

1976 yılında Ayvalık ve çevresindeki 17.900 hektarlık alan, doğal ve tarihi sit alanı ilan edilmiştir. 28.10.1989 -1795 sayılı karar ile Taksiyarhis Kilisesi, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiştir.

Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen Taksiyarhis Kilisesi'nin koruma grubu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05.11.1999 / 660 tarih- sayılı ilke kararına uygun olarak 1.grup olarak belirlenmiştir.

02.05.2011 tarihli Vakıflar Meclisi kararı ile Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'na tahsis edilen kilise binasının restorasyonu, Ark İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin uzman mimar ve restoratörleri tarafından yapılmıştır.

Koleksiyon, Rahmi M. Koç Müzesi İstanbul ve Ankara Müzeleri'nin bir benzeri gibi oluşturulmuş ve ortaya çıkmıştır. Sergilemede teknede oyuncaklardan buharlı modellere, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine olmak üzere geniş bir yelpazeye verilmiştir.