Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
Skip Navigation Linksendustriye-gecis
Koç Holding Turkish Hakkında Tarihçe Endüstriye Geçiş

Endüstriye Geçiş

​​Ankara ve İstanbul'da işlerini geliştirerek, piyasa bilgisini artıran Vehbi Koç, bazı yabancı temsilcilikleri aldıktan sonra ilk Avrupa ve Amerika seyahatlerini gerçekleştirdi. Bu geziler ticari ufkunu genişletti ve onu gelecekteki gelişmeleri sezerek yeni atılımlar yapma noktasına getirdi. Türk halkının ihtiyacını karşılayacak bazı malların üretimi için yerli bilgi ve teknolojinin yetersiz olduğunu görerek dış ilişkiler kurma yoluna girdi. Bu dönemde lisans anlaşmaları yaparak bilgi ve teknoloji açığını kapatacak girişimleri üstlendi.

Topluluğun gelişmesinde bir başka önemli olay da, Türkiye Cumhuriyeti'nin benimsediği endüstrileşme ilkesine uygun olarak, 1940'ların sonuna doğru imalata yöneliş oldu. Vehbi Koç, 1948'de General Electric firmasıyla işbirliği yaparak ilk ampul fabrikasını kurdu. 

O tarihte yerli birikime dayanarak ampul fabrikası kurma fikri, sınai teşebbüs ile gerçekleşti ve Türk halkının bu ihtiyacı karşılandı. Vehbi Koç'un dış ülkelerle olan ilişkileri, farklı alanlarda bilgi akışını hızlandırdı. 

50'li yıllarda ise Türkiye'de hızla gelişmekte olan yerli imalata paralel olarak, Koç Topluluğu ithal malların yerini alacak yerli imalat yatırımlarına girişmişti. Döviz tasarrufu sağlayacak üretim şirketleri kurmaya başlamış ve bitmiş ürünlerin dağıtımını sağlamak için yurdun birçok bölgesinde ticaret şirketleri kurmuştu. Koç Topluluğu'nun gelişimi ve ulusal ekonomiye katkısı ülkemizin endüstrileşme ve kalkınma çabaları açısından da önemli adımlar olarak nitelendirilebilir. 

Uluslararası şirketlerle ortaklık yapılarak veya teknik yardım alınarak çeşitli sanayi tesisleri kuruldu. Bunlar, Türkiye'deki ilk otomobil, ilk traktör, ilk kamyon, ilk ampul, ilk buzdolabı, ilk çamaşır makinesi, ilk şofben, ilk kompresör, ilk LPG gazı, ilk camyünü, ilk motor bloku, ilk kablo fabrikasıydı. 

Böylece lisans anlaşmaları ile sağlanmak istenen bilgi ve teknolojik aktarım kısmen yabancı ortaklıklara dönüştürüldü. Fiat ile ortak kurulan Tofaş, Siemens ile ortak kurulan Türk Siemens, Magneti Marelli ile ortak kurulan Mako, Ford ile ortaklığa dönüştürülen Ford-Otosan işbirliği bu anlaşmaların ürünleri. Yabancı ortaklıklar, lisans anlaşmaları ile öngörülen bilgi, teknoloji ve yeni bilgi aktarım unsurlarını daha uzun ömürlü hale dönüştüren işbirlikleri olarak gerçekleşti. 

Bir taraftan bu türden ortaklıklar geliştirilirken, diğer taraftan çeşitli lisans anlaşmaları yapılarak teknolojik açıkların kapatılma çabası vardı. Nitekim bir zamanlar "montaj sanayi" diye biraz da küçümsenerek nitelenen bu işbirlikleri sayesinde, topluluğa dahil şirketler; teknolojilerini, bilgi ve tecrübelerini artırdı, bir kısmı da kendi teknolojilerini üretecek hale geldi. 

1960'lı yıllardan sonra yeni ürün grupları ve çeşitlerinin de eklenmesiyle, Koç Topluluğu kuruluşlarının imalat alanları önemli ölçüde genişledi. Topluluk artık; zirai aletlerden mensucata, çeşitli büro malzemelerinden ısıtma teçhizatına, radyo ve televizyon alıcılarından buzdolabı, çamaşır makinesi ve elektrik süpürgesi gibi ev aletlerine, ocak, fırın, camyünü, kazan, radyatör ve likit petrol gazından, iki, üç ve dört tekerlekli taşıt yapımına ve otomotiv yan sanayi kuruluşlarına, gıda sanayiinden zincir mağazalarına, turizm, finans ve sigortacılık hizmetlerine kadar yaygın bir alanda faaliyet gösteriyor. Türkiye'nin ilk yerli otomobili Anadol'dan sonra ülkenin ekonomik gelişiminin hızlanmasıyla Koç Topluluğu; Murat, Tempra, Ford Taunus ve Ford Escort'un da üretimini gerçekleştirdi. 

Otomotiv sanayii için çeşitli dökümler yapabilecek Döktaş fabrikası 1973 yılında faaliyete geçti. 1977 yılında Ardem, Tekersan, Endiksan, Kimkat, Eko, Sedko, Takosan, Tekiz, Tarko adlarıyla 9 kuruluş daha Koç Topluluğu'na katılmıştı. 

1979 yılında özel sektörün en büyük ağır sanayi tesisi olarak yapılan Asil Çelik, kur garantisinin kaldırılması sonucu 1982 yılında devlete devredildi. Aynı yıl Peugeot ticari araç üreten Karsan üretime başladı. 

Her çeşit sınai, tıbbi ve gaz üretimi yapan Birleşik Oksijen Sanayi, Gebze'de, treyler üretimi yapan İstanbul Fruehauf ise Sakarya'da devreye sokuldu. 

1986 yılında Ford-Otosan İnönü'de dizel motor üretimine başlamış, böylece Türkiye'de otomotiv alanında bir ilke daha imza atılmıştı. Koç Topluluğu aynı yıl, American Express Company ile ortak olarak kurduğu Koç-Amerikan Bankası ile ekonomi alanında da faaliyet göstermeye başladı. Banka daha sonra Koçbank adını aldı. Türk bankacılık tarihinin en büyük birleşmesi olarak değerlendirilen Koçbank-Yapı Kredi birleşmesi 2 Ekim 2006 tarihinde gerçekleşti. 

Bugün vizyonumuz: "Hızlı ve kârlı büyüme ile dünyanın lider şirketlerinden biri olmak". 

Kendimize ve Türkiye'nin geleceğine duyduğumuz güven, bizi iddialı hedefler koymaya yönlendiriyor. Bu hedeflere ulaşmamızın ancak stratejik yönetim yaklaşımıyla mümkün olduğunu biliyoruz. 

Portföyümüzü oluştururken, yatırımlarımızı aşağıdaki stratejik prensipler doğrultusunda şekillendiriyoruz:

•  Fark yaratabildiğimiz ve rekabet avantajımızın yüksek olduğu sektörlerde yer almak,
•  Marka gücümüzü ve teknolojiye olan hâkimiyetimizi en üst düzeyde kullanabilmek,
•  Faaliyet gösterdiğimiz iş alanlarında piyasa lideri ya da en yakın takipçisi olarak ölçek ekonomisinden ve büyüme                           potansiyelinden en iyi şekilde faydalanmak,
•  Çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla farklı sektör ve coğrafyalara ait riskleri asgariye indirmek.​​

​​Bu prensiplerimiz bize, yüksek büyüme vadeden ve pek çok sektördeki piyasa doygunluk oranı henüz düşük olan Türkiye ve komşu ülkelerde hızlı ve kârlı büyüme olanakları tanıyor. Coğrafi yakınlığımız ve Gümrük Birliği'nin getirdiği avantajların yanında, sahip olduğumuz güçlü yapılanma ve piyasa konumumuz ise Avrupa'da da kârlı ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi izlememizi sağlıyor.​