21.04.2026

Koç Topluluğu 100 Yaşında

9 dk

1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Bu özel yıl için hazırlanan “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filminin lansmanının yapıldığı Vehbi Koç Ödül Töreni’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Topluluğun Cumhuriyet ile şekillenen köklü birikimini, kalkınma ve müşterek refah anlayışını ve ikinci yüzyıla taşınan değerlerini vurguladı. Törende Halit Ergenç ve Alança Oskay, orkestra eşliğinde filmi sahnede canlı seslendirdi. 25. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise Kültür alanında Canan Tolon oldu. Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor.
 
1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirilen törende, Topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı.
 
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sözlerine “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîrâ bu sene kurucumuz merhûm Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını idrâk ediyoruz” diye başladı.  “100. yıl filmimizde de vurguladığımız gibi; asırlık tarihimizi sâdece unutulmaz hikâyeler değil, bu hikâyeleri mümkün kılan yüzler de oluşturuyor. İşte bu sebeple bizim yüz yılımız unutulmaz yüzlerle dolu” diye devam eden Koç, sahada, fabrikalarda, ofislerde sorumluluk alan çalışma arkadaşları, bayileri, iş ortaklarının emekleri neticesinde 100. yaşlarını büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirdi.

Ömer Koç: “Topluluğumuz 100 yıllık hikâyesinde yatırımı ve istihdâmı kalkınmanın ve müşterek refahın en önemli unsurları olarak görmüştür”
 
Topluluğun, Millî Mücâdele’den yeni çıkmış bir memlekette, Cumhuriyet’in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşâ etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan Topluluğumuz; Cumhuriyet’in fikir ve ilkelerini samîmiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir” dedi.

Topluluğun bir asırlık yolculuğunda sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşmanın öncülerinden olduğuna dikkat çeken Koç, bu süreçte pek çok alanda ilkleri gerçekleştirdiklerini belirtti.
 
Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde bugün 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışanla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilât hâline geldiklerini anlatan Koç, Topluluğun büyüme anlayışına dair ise şunları söyledi: “Topluluğumuz eğitime, bilime, kültüre ve sanâta katkıyı sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası addetmiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak, 57 yıl önce Vehbi Koç Vakfı kurulmuştur. Vehbi Bey’in ‘insânî ve millî bir vazîfe’ olarak târif ettiği hayır işleri, kurumlara ilâve olarak hayata geçirilen projeler, burs programları ve sivil topluma verilen desteklerle yürütülmeye devam etmektedir.”

Ömer Koç: “Kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz”
 
Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü’nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün “kültür” sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, “Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da; alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye dâvet eden bir yaklaşımı temsîl ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Ömer Koç: “Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon, aynı vatan sevgisiyle, yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz”
 
Ömer Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “İkinci yüzyılına adım atmış bir Topluluk olarak; tecrübemizden aldığımız güçle ve değerlerimizin işâret ettiği istikâmete doğru yolumuza devâm edeceğiz. Değişen dünyâyı isâbetle okuyan, bilimi ve aklı rehber edinen, değerlerinden taviz vermeyen bir anlayışla hareket edeceğiz. İlk yüzyılımızda olduğu gibi, gelecekte de yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız; en büyük güvencemiz olmaya devâm edecek. Ortak başarılarla dolu bir 100 yılı geride bıraktık, gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.”

Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor
 
25.Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine “Vehbi Koç Vakfı’nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum” diye başladı.
 
“Çocukken, ‘İstediğin her şey olabilirsin’ mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi” diyen Tolon, sanat üretimini ‘yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç’ olarak tanımladı ve şöyle ekledi: “Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir; ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız… Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür.”
 
Tolon, insan deneyimi, değişim ve hafıza etrafında şekillenen çalışmalarıyla didaktik bir dil kurmak yerine sorular soran, izleyiciyi düşünmeye davet eden bir yaklaşım benimsiyor. Göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ederken, mekânı parçalayarak ve katmanlayarak kurduğu çok boyutlu anlatımıyla dikkat çekiyor. Tolon bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra Prof. Dr. Zeynep Çelik, Prof. Dr. Ayla Ödekan, Kerem Kabadayı, Murathan Mungan ve Sadık Karamustafa’dan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği üç aday arasından seçilerek layık görüldü.

Vehbi Koç Vakfı Hakkında:
Türkiye’nin sanayi duayeni merhum Vehbi Koç tarafından 17 Ocak 1969’da kurulan Vehbi Koç Vakfı, kuruluşunun 57. yılında Türkiye’ye kazandırdığı onlarca eserin ve on binlerce öğrenciye verdiği desteğin haklı gururunu yaşıyor. Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurulduğu günden itibaren çağdaş ve gelişen bir Türkiye’ye katkı sağlamak amacıyla; eğitim, sağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunmaktır. Bugüne kadar Türkiye’ye eğitim, sağlık ve kültür alanlarında birçok kurum kazandırmış ve yüzlerce projeye destek vermiş olan Vehbi Koç Vakfı’nın burs vererek destek olduğu öğrenci sayısı 50 bini aştı. Vehbi Koç Vakfı’na ilişkin tüm gelişmeleri www.vkv.org.tr adresinden takip edebilirsiniz.

Vehbi Koç Ödülü Hakkında:
2002 yılından bu yana eğitim, sağlık ve kültür alanlarında takdim edilen Vehbi Koç Ödülü, topluma değer katan ve örnek olan hizmetleri tanıtmayı ve ödüllendirmeyi amaçlıyor. Ödülü alacak kişi veya kurum, söz konusu alanın önde gelen bilim insanları ve uzmanlarından oluşan bir Seçici Kurul’un önereceği üç aday arasından, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu tarafından seçilmektedir. Detaylı bilgi ve ödülü kazananların tamamı için: http://www.vehbikocodulu.com